Manşet: BBP, HAKSIZ YERE CEZAEVİNDE YATAN ARKADAŞLARI İÇİN HAREKETE GEÇTİ


MHP TABANI ÜZERİNE KUMAR OYNUYOR

Yazarımız Yusuf İNAN'ın MHP'nin tabanını kaybetme pahasına girdiği Evet - Hayır tartışmasına farklı bir boyut kazandırdığı yazısı...

Başbuğ Türkeş'ten sonra Genel Başkanlık koltuğuna oturan Devlet Bahçeli, ilk iş olarak parti imajında değişime gitti. O dönemlerde MHP'li olmak diye bir kavram yoktu. "Ülkücülük" vardı.

Ülkücülük; Başbuğ Türkeş'in lideri olduğu felsefenin adıydı. Arkasındaki bir avuç genç ile bu yolculuğa çıkmıştı. Gençlerin genel özelliği Milliyetçi ve muhafazakar olmalarıydı. Tamamı da Anadolu çocuğuydu. Hepsi tarlada çalışan, zor şartlarda lisede, üniversitelerde okuyan gariban insanlardı.

O dönemin ikinci moda ekolü ise solculuk idi. Dine soğuk, Amerika'ya karşı Rusya'ya sıcaktı.


Sağ mitinglerde atılan en büyük slogan "Komünistler Moskovaya" önerisi olurken sol mitingler de atılan en büyük slogan "Kahrolsun Faşizm" idi. Şimdi o günleri ve bu günlerde yaşananları gördüğümüzde Türkiye'nin gençlerinin ne kadar boş işlerle oyalanmış olduğunu görüyoruz.

Rusya'yı tehlike olarak gören Türkiye şimdi vizeyi kaldırdı. Rusların koşa koşa geldikleri tek ülke Türkiye. Türklerin de koşa koşa gittikleri kızlar Rus Kızları!

Sanki Sarıkamış'ta 90 bin şehit veren bir milletin torunları biz değiliz. Karlı dağlarda vatan için buzdan heykeller oluşturan şehitler torunlarının Rus Kızları'na gönül kaptırdıklarını binlerce Rus Gelin aldığımızı görseler ne derlerdi acaba?

1915 yılından günümüze 95 yıl geçmiş. Türkiye'de Rusya'ya düşmanlık besleyen kimse yok. Türk erkeklerinin hala Rus Kızlarını görünce akılları başından gidiyor.

Şimdi can alıcı sorumu soruyorum.

90 bin şehidin acısını unutan Türkiye, kendi içindeki suni düşmanlığı neden körüklüyor?

MHP, tabanını kaybetme pahasına Evet – Hayır savaşını neden başlattı? 12 Eylül 1980 işkencelerini yaşamış, onlarca yıl bir hiç uğruna hapislerde yatmış, sağlıklarını kaybetmiş hatta idam edilmiş bir camianın böylesine kritik bir tercihte "Hayır" dedirtilmeye çalışılması MHP için kumardır.

MHP yönetiminde bulunan "Ülkücü" olmayan partililer, tabanlarının kim olduğunun farkında olmadıkları için, % 100 kaybecekleri bu kumara evet dediler. Ülkücü taban önce parti yönetiminden dışlandı. Evet – Hayır depremine kadar da sabırla MHP'nin kendine, özüne döneceği günleri bekledi.

Bugün ise, MHP'nin tabanı, ayağı olan "Ülkücüler" yürüdü ve Ak Parti'ye taban oldu. Bu geçişte hiçte zorlanmadı. Çünkü R.Tayyip Erdoğan'ın söylemleri ile Başbuğ'un söylemleri birbirine çok yakındı.Başbuğ Alparslan Türkeş'i iyi tanıyanlar bu benzerliği çok çabuk fark eder.

Sancılı dönemlerin genç asistanı Devlet Bahçeli Ülkü Ocakları'nı kapattırdığında derin güçlerin kullanımına açık olmalarını öne sürmüştü. O Devlet Bahçeli ile bugünki Devlet Bahçeli arasında büyük fark var.

Ya Devlet Bahçeli büyük baskı altında. Ya da Devlet Bahçeli gerçek değil, dublörünü ortada dolaştırıyorlar!

Başbuğ'un ani ölümünün tesadüf olmadığına inandığım gibi, Devlet Bahçeli'deki ani değişimin gerçek olmadığına inanıyorum.

MHP, Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile ilk bölünmesini, Evet – Hayır ile de kendisine hayat veren tabanını kaybetti. Bu durumda MHP için Başbuğ'un mirasından bahsetmek mümkün değildir.

MHP, Türk Milliyetçiliği çizgisinden uzaklaşarak, Doğu Perinçek'in ulusalcılığına sığınmıştır.

MHP'nin yaşadığı en önemli değişim budur.

İktidara alternatif olan bir siyasi partinin dibe çakılma planı başarılı olmuş, ilk genel seçimde barajın altını garantilemiştir.

Moda söylem ile tekrar edersek "MHP'yi Bitirme Planı" başarıya ulaşmıştır.

MHP'lilere ve Ülkücülere söylenecek tek söz, Nasrettin Hoca fıkrasıyla olacak. "Yorgan gitti"ğine göre artık boşuna kavga etmeyin. Elin oğlu yorganı da aldı MHP'yi de aldı gitti.

Siz kimle ne için kavga ediyorsunuz?

Yusuf İNAN
www.yerelgundem.com

Bu haber 18/08/2010 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo